RAHMETLİ
Kaynanam. En büyük derdim. Allah-u Taala bana Eyyup sabrı vermiş olmalı ki sabrediyorum. Sabrediyorum. (Aslında sabredemiyorum...)Mübarek sanki pancar motoru gibi… sürekli pat,pat,pat ses çıkarıyor. 5 dakika susamaz mısın be mübarek kadın.
5 sene önce kızıyla evlendiğimde melek gibi kadındı. Kayın pederim henüz sağdı. Derin derin iç çekerdi. Derin derin iç çekişlerinden anlamalıydım. Rahmetli kayınpederimin ıstırabını…
Öldü, meğer kurtulmuş.Kaynanam hoop bizim eve damladı.Kederi geçene kadar güya teselli bulacaktı.3.5 sene oldu hala daha kederi geçmedi. Bahanesi de hazır torunu Büşra'yı bakıcı eline teslim edemezmiş.Bu gidişle beni de gömer bu kadın…
Hanıma da bir şey diyemiyorum. Alıngan oldu. Ne söylesem hemen darılıyor. Annemi istemeyen beni de istemesin diyor. Ev benim için yangın yeri. Allah'ım ne yapacağım bilemiyorum. Sen bana sabırlar ihsan eyle…
Kul sıkışmayınca Hızır yetişmezmiş. Geçen gün arkadaşlarla laflıyorduk. Kaynanamdan şikâyet edince güldüler.
-- 'Gel seni kaynanasından kurtulmak isteyenler derneğine üye yapalım' dediler.
İçimden –ulan amma çok şikayet ettin bak arkadaşların bile seninle maytap geçmeye başladı dedim. Ancak ciddiyetimi hiç bozmadan sordum.
--Nasıl olacakmış ki o iş dedim.
--'Sen paradan haber ver. Kesenin ağzını aç yeter' dediler. Bu iş ciddi idi. Anlayalım bakalım diye soru sormayı sürdürdüm…
--Ne parası ne yapacaksınız kaynanamı evlendirecek misiniz? Çöpçatanlık bürosu mu kurdunuz diye sordum.Güldüler.
-- 'Ebediyen kurtulacaksın oğlum ebediyyen' dediler…
Ebediyen ha. Hiç fena fikir değil diye düşündüm. Hem kaynanam rahmetli kayınpederimi çok özlediğini her fırsatta söyleyip durmuyor muydu? Bir an önce kavuşmalarını sağlamak fikri benim de çok hoşuma gitti. Ancak tedbiri elden bırakmamalıydım. Bu yaştan sonra hapishane köşelerinde sürtmek hiç de hoş olmaz diye düşündüm. Arkadaşlarıma hitaben:
--Olmaz, bu iş tehlikeli dedim. Yine güldüler ve
--'Oğlum merak etme sen paradan haber ver yeter.Tereyağından kıl çeker gibi bu işi hallederiz' dediler.Düşüneyim dedim.hemen yanlarından ayrıldım.Kendi kendime oğlum Ahmet hırslarına mukayyet ol. Bu yaşatan sonra karakol, mahkeme, hapishane hiç çekilmez vazgeç bu sevdadan dedim. Eve doğru yollandım. Daha eve girer girmez sanki benim gelmemi bekliyormuş pancar motoru ağızlı kadın pat,pat saydırmaya, söylenmeye başladı. O söylenmeye başlayınca aklıma arkadaşlarımın söylediği cümle takılıverdi.''—oğlum ebediyen kurtulacaksın, ebediyyen''
Ebediyen kurtulmam mümkündü. O an bütün malımı mülkümü bu uğurda harcayabileceğimi anladım.
Evet. Kayınvalidemi rahmetli kayınpederim ile bir an önce kavuşturmalı idim…
Ama bu nasıl olacaktı tedbiri elden bırakmadan arkadaşlara bu konuyu yeniden açmalı idim. Ertesi akşam konuya giriş yapmak için
--Arkadaşlar çok şakacısınız az daha size inanıp kayınvalidemi yolcu edecektim dedim.
Beni daha tenha ve sessiz bir köşeye çektiler. Kısık bir sesle
--'Oğlum biz ciddiyiz. Sana hiçbir tehlike gelmeyecek. Yeter ki kesenin ağzını aç ve bize güven' dediler. Adamlar bayağı ciddi idiler ve kesin konuşuyorlardı. Sordum.
--Peki kaça olacak bu iş dedim. Söyledikleri rakam kulaklarımı kızartmaya yetti. ulan ben o parayı ömrümce bir arada hiç görmemiştim ki…
Anan aşağı baban yukarı pazarlığı yaptık makul bir fiyatta anlaştık. Yarısı peşin yarısı iş bittikten sonra ödeme yapacaktım.
Bu arada benden istedikleri şeyleri de yapacaktım. Kayınvalidemin Trabzon usulü telkari burma bileziklerinden birinin örgüsünü bozacaktım. Kapalıçarşı arkasındaki kuyumcu tamiratlarını yapan dükkâna birlikte götürecektik. Bu arada bir psikiyatriste gitmeye ikna edecektim muhterem kayınvalideciğimi…
Psikatriste gitmeye ikna etmek hiç kolay olmadı cadalozu.
ben deli miyim diyor başka bir şey demiyordu. Aman kayınvalideciğim canım kayınvalideciğim psikiyatriste deliler gitmez ki. Delileri zorla yaka paça götürürler. Akıllı insanlar kendileri gider psikiyatriste.
Bak başın ağrıyor, nefes darlığı çekiyorsun, çarpıntın var, miden sürekli gaz yapıyor geğiriyorsun, kabızlığın hiç geçmiyor, uykun düzensiz (bu nedenle gelip geceleri bizim odanın kapısını dinliyorsun), iştahın alabildiğine arttı (bak duba gibi oldun),canın hiçbir şey yapmak istemiyor, sürekli halsiz ve yorgunsun,hayattan zevk almıyorum diyorsun, ölsem de kurtulsam diyorsun (üç vakte kadar o da olacak inşallah.O hiç sevmediğin damadın çalışıyor.)
Uzuuun uzuuun dil dökme seanslarından sonra kayınvalideciğimi ikna ettim. Psikiyatriste gidecekti. Bana adresi verilen psikiyatristi aradım. Randevu aldım. Bu arada kasten bozduğum bileziği tamir için istenilen adresteki kuyumcu tamircisine vermiştim. Doktordan sonra bana tembih edildiği gibi bileziği tamirciden birlikte alacaktık.
Psikiyatrist, orta yaşlı keçi sakallı, göbekli, ensesi kalın, konuşurken peltek konuşan ve (r) harflerini çıkaramayan ve hiç gözümü tutmayan bir şahsiyet olarak bende ilk izlenimini bıraktı. Kaynanam ile birlikte seans odasına girdiler. 40 dakika sonra kayınvalideciğim rahatladım ve bi güzel uyumuşum diyerek gülerek doktorla birlikte odadan çıktı.
--'iyi ki beni bu doktora getirmişsin diyerek hayatında ilk defa övdü.(Öleceği mi yakınlaştı ne. Galiba son övüşü olacak) Doktorun küçük bir servet edecek ücretini ödedim. Yola çıktık. Muayenehane ile tamirci yakındı. Yürüyerek gidecektik. Hava sonbaharın bütün güzelliğini taşıyordu. Ilıktı. Masmavi bulutsuz bir gökyüzü insanın içini ferahlatıyordu. Yolda kayınvalidem susadım demeye başladı. Bir büfeden pet şişe su alıp içirebilirdim amma anlaştığım arkadaşlarım, yolda su içirmemem gerektiğini bana tembihlemişlerdi. Bu nedenle su alıp kendisine içirmedim. Gideceğimiz yer zaten yakındı. Kuyumcu tamircine varmıştık. Kapıyı açıp içeri girdik. Kapı açılırken kapının arkasına konulan çan ses çıkarmıştı ama ortalıkta kimse görünmüyordu. Dükkanın tam orta yerinde bir tezgah ve üzerinde içindeki sıvı soğuk olduğu için havanın nemini alarak yüzeyinde yoğuşturmuş, tanınmış bir su markasının pet şişesi, içinde su ve hemen tezgahın yanında oturmak için eski, kirli yıpranmış iskemleler vardı. Kayınvalidem tezgâha doğru seğirtti. O kadar titiz olmasına rağmen o eski iskemlelerden birine oturdu. Pet şişeyi eline aldı.
--epey de soğukmuş yavrum dedi kayınvalidem. Mavi yuvarlak kapağını tombul parmakları ile açtı. Hiç kendisinden ummadığım ve asla umamayacağım bir şekilde, şişeyi ağzına götürdü. Kafasına dikti. Birkaç yudum almıştı ki aniden sandalyeden düştü. Çırpınmaya başladı. Nefes alamıyordu. Gürültüye dükkânın arka bölmesinde bulunan birileri koştu, yerdeki su şişesini görünce;
-- Eyvah! Dediler. İçlerinden biri 112 servisini aradı. 112 acil servis gelene kadar kayınvalidem ruhunu Rahmet-i Rahman'a teslim etmişti çok sevdiğini ve özlediğini söylediği eşine kavuşmuştu bile…
Polisler, tutanak, şu bu derken kayınvalidemin su diye içtiği sıvının altın tamiratı işlerinde kullanılan sodyum siyanür olduğu anlaşılmıştı.
Kayınvalidemin elim bir kaza neticesi kendi eceliyle ölmesi beni bir taraftan da
sevindirmişti. Paranın yarısını vermiş olmama rağmen kayınvalidemden beni ebediyyen kurtaracak arkadaşlarıma ihtiyacım kalmamıştı. Artık öldürmelerine gerek yoktu.
Kayınvalideciğim öldükten sonra veraset ilamı çıkardık. Bizden 3 kuruşu esirgeyen kartaloş karının (pardon ölülerin arkasından kötü konuşulmaz; rahmetli kayınvalideciğimin ) banka hesaplarından azımsanmayacak bir servet, tapu dairesi kayıtlarından da kızının bile hiç bilmediği iki dairesi çıktı. (gel de kartaloş deme).karım iki kız kardeş oldukları için bacanak ve ben karılarımız sayesinde Karun kadar olmasa da epey bir zenginliğe ve refaha kavuşmuştuk.
Dolce vita uzun sürmedi. Malum arkadaşlar damladı. Anlaştığımız paranın kalan yarısını istiyorlardı. İtiraz edecek oldum. İzah ettiler. Yerden göğe kadar haklı idiler. Adamların, bir ellerini ayaklarını öpmediğim kaldı. Aldıkları para son kuruşuna kadar, analarının ak sütü kadar helaldi. Hatta itiraz parası diye söyledikleri parayı bile gözüm kırpmadan ödedim.
Meğer şöyleymiş. Psikiyatri uzmanı ve kuyumcu tamircisi ayarlıymış. Psikiyatri uzmanı doktor kayınvalideciğimi hipnotize ettikten sonra gideceği dükkanı ve içeceği suyu bir güzel tarif etmiş.Tezgahın üstünde bulunan suyu içmesini de özellikle tembihlemiş. Kuyumcu tamircisi atölyesi sahibi ise doktorun hipnoz sırasında kayınvalideme tarif ettiği şekilde dizayn etmekle görevliymiş. 112 ve polisler de ayarlı mıymış soramadım.
Eli biraz para gördü ya. Karım zırıltı etmeye başladı. Aradan biraz zaman geçsin hele.Karar verdim karımı da annesine kavuşturacağım.
|
uqueer as a cwo kaynanası hakkında hain planları olanlar için yararlı bir kaynak olmuş, eline sağlık:P 24-07-2007 20:51 |

Yazı Ekle