Yazı Ekle

-Canlıyım dedi ve güldü

Çok önemliydi yaşayan olmak, canlı olmak, cansız olmak nedir hiç yaşamamıştı. Kadın olduğu içinde seviniyordu. Ezilmişliklerini gördükçe intikam için ne  yapabilirim diye sürekli düşünüyordu. O çok sevdiği, aşık olduğu adamda gittikten sonra, ertelediği ne kadar acı verici, kan emici, kendini örseleyen, kutsallaştıran, parçalayan düşünceler varsa yeniden harekete geçirdi.

-Bana bu acıyı yaşatan bir erkekti, madem o erkekti ve gitti. Biri bunun bedelini ödemeli. Giden güçlüyse kalanlardan bu bedeli istemeliyim. Birini bulmalıyım acilen, ağır ağır canını canından söküp almalıyım. Bana benzer biri olursa beni kolayca çözer ve istediğimi yapamam. Kötü biri değilim ama kötülük yapmayı istiyorum. O yüzden savunması güçlü olmayan iyi birini bulup cezalandırmalıyım. Bana acı yaşatanın hemcinslerinden birini kötü hallere düşürmek gerçekten tatmin edecektir beni.

Mevziler kazdı, siperlere yedek sözler koyup uzun yolculuğuna çıktı. İsimler, öyküler, Anılar ve yazıp okuduklarından birileriyle biraz konuşsa biraz yazılarını okusa az çok Ruh halini karakterini çözümlüyordu. Ne olursa olsun farklı biri olmalıydı. Yazma ve Konuşma dilinde diğer erkeklere benzemeyen biri olmalı dedi. Nasılsa şu an bulunduğu Yerde ve çevresinde kendinden çok daha iddialı kadınlar yoktu. Hem olsa ne olurdu ki. Tavırları bilgisi ve kültürüyle ezip geçiyordu onları. Biliyordu ki dost arkadaş dediklerinin Çoğu  aslında kendisinden korkan kadınlardı. Onları ezip geçmesi hoşuna gitmişti. Bir kadının kendisine acı vermesi gibi bir şeyin söz konusu dahi olamayacağını anlıyordu. En büyük rakibi yine kendisiydi. Günler sonra birini buldu.

-Bir erkek işte, salt bir erkek. Aradığım buymuş demek. Hiçbir şey istemiyor benden. Oturup saatlerce konuşabiliyorum. Yanında ne korkuyorum, nede sıkılıyorum. Bir erkek Nasıl bu kadar huzur verici olabilir buna şaşıyorum. Buna şaşıyorum çünkü daha evvel böyle bir şeyi hiç yaşamamıştım. Kendimde fark etmediğim şeyleri bulduruyor. Bu gücü nereden alıyor, nasıl bu kadar etkileyici huzur verici, paylaşımcı olabilir buna şaşıyorum. Cismi var, sesi var, konuşabiliyor. Erkek değil mi diye düşünmeden edemiyorum. İnsan Buraya kadar gelince cinsiyetle içindeki hapisliğini nede kolay görebiliyor. Elini eteğini Ne çok şeyden çekmiş gibi duruyor. Bunun sırrı nedir anlamalıyım. Huzur versin ama Bu sırrı öğrenemezsem çıldırırım. Ya ileride ona benzersem, kaçmalı mıyım, kalmalı mıyım.

Günlerin su gibi aktığı anları yaşadı, kadınlığın verdiği donanımlarıyla çullandı adamın Üstüne. İlk defa huzuru ve başka bir canlıyı bu kadar güzel yaşıyordu. Onunla oldukça Ağır ritimli bir şarkıda dans eder gibi buluyordu kendini. Bu huzur dünyasal beklentilerden Uzaklaştırıyor ve koparıyordu çevresinden ve bu adam insan bütün dünyası olmaya başlamıştı. Kalabalıklar içinde güzelliğini, dişiliğini, çekiciliğini defalarca çok rahat Kullanıp kaç erkeği deli ettiğini bilip, bundan sonsuz bir keyf aldığını düşündükçe Bu başına gelenin ne olduğunu anlama isteği deli etmeye başladı. Böyle olmamalıydı Korku yoktu içinde, ne onun gitmesi, ne kendisinin terk edilmesi. Bir şeyler yapmalıydı. Günler sonra aklına gelen o müthiş fikri uygulamaya geçti. Birini bulmuş ve adamın

Sürekli gittiği lokale adamında orada olacağı saatte sarmaş dolaş gidip oturmuştu Kendilerini görebileceği bir yere. Adam onları fark etmiş, bir kere göz göze gelmişti. Yüzünde hiçbir tepki yoktu. Sanki yabancı insanlar varmış gibi karşısında, bakıp Önündeki dergiyi okumaya devam etti. Mutsuz olmuştu, anlaşılan adamı yaralamayı başaramamıştı. Onun bu kayıtsızlığı, önemsemeyişi deli etmişti. Nasıl kendisini ciddiye almaz, gelip bu olan biten nedir diye sormazdı. Neden yanındaki adama "sen kimsin ulan, ne arıyorsun sevgilimin yanında" diye bağırmazdı, neden kavga etmezdi. Birkaç gün gitmedi adamın evine. Uzun uzun düşündü. yemek yemiyor, bolca kahve ve sigarayla geçiriyordu günlerini. Rahat bir uykuyu o kadar özlemişti ki. Günlerdir uyuyamıyor, yatağından sürekli yorgun kalkıyordu. Bir gün "artık bu işi çözmeliyim" dedi.

-" Bir şeyler yapmadın neden. Beni ciddiye almadın neden, bana acı çektirmek hoşuna mı gidiyor. Neden varlığımı hiçmişim gibi yok ediyorsun. Adam olamamışsın kusura bakma, Kadının başka bir erkekler gördüğün halde, kalkıp da bir şeyler yapmadın. Yazıklar olsun sana yazıklar olsun erkekliğine ,adamlığına " dedi. Adam sessizce dinliyordu onu. Yüzünde Su sakinliği ifadesi, temiz bakışla doğadan koparılmış manzara gibi duruyordu karşısında. Sonra adam konuşmaya başladı.

-Bir şey yaptım, sana baktım ona baktım yakışmamıştınız biri birinize, önemsemedim o yüzden. Tercihine saygı duyuyorum ve seni tanıyorum, o tip erkeklerle mutlu olamazsın. Sadece acını çoğaltırsın. Bunu ciddiye almamı da bekleme benden. Sen kendini ciddiye almıyorsun anlaşılan dedi ve devam etti. Acıyı çektiren sensin anlaşılan o ki bu acıyı hem bana hem kendine çektirmeyi istedin. Ben bu acılara alışığım, sen değilsin. Yaptığın hatanın farkındasın ve buna olan tepkimi Bu yaptığın hareketle ölçmeye çalışıyorsun. Sen aptal bir kadın değilsin ki, neden böylesine Aptalca hareketlerle kendine karşı kendini küçültüyorsun anlamış değilim. Kendine işkence etmek bu kadar zevk alınır bir şey olmamalı. Barışmalısın kendinle. Ben küsmedim sana sende küsme bana.İnsanların bu hallerini görüp erkekcilik,adamcılık oynamak bana uygun şeyler değil. Biliyorum ki insansın, her şeyi yapabilirsin. Seninleyken kendimden çok Seni mutlu etme isteği ile yaşadığımı görmüş olmalısın. Bunun karşılığında senden çok şeyde istemedim üstelik. Sevişmek dersen "sevişmek doğaya aittir" aldın, verdin. Sana veda etmeliyim, yolumun kenarından başladığın "otostop" bugün burada bitti. Dilerim huzur bulursun, kendini ve insanları incitmekten zevk almayı bir kenara bırakır ve Mutlu yaşarsın. Hoşca kal.

Günler geçmiş bütün olan bitenlerden sonra, adamın sürekli gittiği lokale gitmeye karar vermişti. Onu görünce o huzurdan biraz olsun payına düşeni almayı istedi. İş çıkışı Düşünceler içinde gitti. Adam yine pencere kenarına oturmuş bir şeyler okuyordu. Kendisini görmediğini bilerek uzun uzun baktı. Bir süre sonra adamın silikleştiğini Pencerenin önünde bir beyaz güvercine dönüştüğünü gördü.Kendisimi yapmıştı bu olayı, Başka bir güç mü anlayamadı. Korkmadı, bakmaya devam etti. Çay istedi garsondan, şekerini attı, elinde kaşık ağır ağır dönüyordu bardağın içinden, başı döndü. Neler oluyor derken günlerdir adetinin geciktiği aklına geldi, anlamıştı, kaç gündür Neden kokulara tahammül edemediğini. Demek artık onunda "güvercin meyvesi" vardı. Sarılacak, onunla devam edecekti yoluna. Ellerine baktı, "demek bende beyaz güvercinlere katılacağım" dedi. Mutluydu, gülümsedi çayında bir yudum aldı, duvardaki bir resme takıldı gözleri. Resimde bir adam ellerini göğe doğru  kaldırmış bir güvercin tutuyordu.

'07

Yazan: eskitara
dudağının kenarı
(29-06-2007 11:46)
Yorum Ekle