çeliğin ötesine geçen yaralar görünenleri,
merhemleri, uzanıp sırt üstü üstüne dökülenler
çeliğin ötesinde yara açanları, köklerinde zehir,
ağır ağır çoğaltıp öldüren...
bunları hiç anlatmayacaktım, ama sona geldi...
çeliğin yarasını gördüm, iyileşiyordu. ama bu yaralar
düşümden bile daha küçük. öyle inceden zehirleyen,
öyle içe işleyen. ağırlaşmak, vazgeçmek bugünlerden.
gördüm izi vardı geçmişte, ağır ağır geliyordu...
ahh bile feryat olmayacak artık ne de suslar kaplayacak
yüzümüzü, bugünde zehirleyecek kendisini, gömüp
gövdeyi çekip gitmek bu diyardan başka bir yere,
ne kolaydı şimdi ne...
uzak ellerim kurudu, ha tutuştu ha tutuşacak...
içim ısınmıştı, kıştı diyordum, normal ve bir çift
göz besliyordu ciğerlerimi, dünden daha yakın gelmişken
ve birileri gitmeyi öğretmişken, nasıl koşup geldim ayağına,
çekinmeden...
sen anlat, geçemiyorum bu ölümden...
eskitara '07

Yazı Ekle