Yazı Ekle

Bize hikayeler anlattılar hep, inanılası hikayeler. Aşk dediler sevgi ile karışık. Bunların üzerine kurulmuş monologlar. Aşk diyalogları ile büyüdük, ergenliğe girerken hep, onlar süsledi hayallerimizi…Daha onbeşli yaşlarda idik. Onlar prensesti bizim için. Düşlerimizdeki prensesler. İlk görüşte  aşık olmalıydı bize. Gözlerimiz anlatmalıydı her şeyi, sevgimizi, aşkımızı…Devamı gelirdi elbet, güz esintilerinde savrulan yapraklar altındaki ilk itiraflarlardı bunlar liseli genç terminolojisiyle. Sevgiyi anlattılar, aşkı anlattılar ama…

Ayrılığı hiç. Dünya hep toz pembe idi. Seversin ve mutlu olursun bir ömür boyu. Bunun üstüne kurulu hayat. Düşünmediler ki sevmeyi öğretirken sevilmemeyi de öğretelim diye. Hayal gücümüzü beslediler ama düşünmediler bir gün gerçeklerle yüzleşir miyiz diye. Sevmeyi öğrettiler her zaman sevileceğimizi. 

            Bize hikayeler anlattılar hep, yaşamla ilgili, yaşama dair. Çıplak bakmayı öğretmek yerine at gözlüklerimizi dağıttılar. Hayat güzeldi at gözlüğünden baktığın sürece. Kum fırtınası yaklaşırken bize geriye bakmayı öğrettiler. Kurtulmayı öğretmek yerine, çaresizliklere boyun eğmeyi. Geleceği düşünmek gerekirdi bugünün yerine. Şekillendirilen bizim hayatımızdı ama şekillendiren onlardı. Biz hep o gözlüklerden baktık hayata.Bize öyle öğrettiler.

            Bize anlatılanlar idi, bizi bu noktalara getiren. Hayatımızı kendimiz yaşamak yerine, onların pembe hayatını yaşadık. Mutluluk da onlarındı, hüzünlerde. Bizler sadece birer piyonduk. Kurgulaştırılmış bir yaşamın emir almış piyonları….

Yazan: moonty

(13-08-2007 11:49)
Yorum Ekle